
Uçtan uca e-ticaret altyapısı, entegrasyon ve mağaza yönetimi.
E-ticarette görünen kısım vitrindir; işin ağırlığı arkadaki bağlantılarda durur. Stok, muhasebe, kargo, pazaryeri ve iade süreci düzgün bağlanmamışsa mağaza ne kadar iyi görünürse görünsün operasyon aksar.
Bu yüzden e-ticaret projelerinde vitrinden değil, stoğun nerede tutulduğundan başlıyoruz.
Sattığınız ama gönderemediğiniz ürün, hem siparişi hem müşteriyi kaybettirir. Bu risk, aynı stoğun birden fazla kanaldan tüketildiği pazaryeri senaryolarında katlanır.
Tek yönlü ve gecikmeli senkronizasyon burada yetmez. Hangi sistemin ana kaynak sayılacağı, güncellemenin hangi sıklıkla ve hangi yönde akacağı baştan kararlaştırılmalıdır. Bu karar sonradan değiştirilebilir ama bedeli yüksek olur.
Alışverişin ağırlığı mobilde. Yine de birçok mağaza mobili masaüstünün daraltılmış hali olarak taşıyor; sonuç tanıdık: parmakla kullanılması zor filtreler, üç ekran süren ödeme, klavye açılınca kaybolan buton.
Odaklandığımız yerler:
Sonuncusu göz ardı ediliyor ama en somut etkiyi o yapıyor: yavaş açılan sayfa, müşteri ürünü görmeden kaybedilen satıştır.
E-ticarette hukuki uyum, siteye bir sözleşme sayfası eklemekten ibaret değil. İstenenlerin önemli kısmı yazılımın nasıl çalıştığıyla ilgili:
Metin ile sistemin çeliştiği yer, uyuşmazlıkta ilk bakılan yerdir; çünkü sitede yazan taahhüt sizi bağlar. Hukuk tarafı da bizde olduğu için bu iki tarafı birbirine göre denetliyoruz — ayrıntı için hukuk danışmanlığı sayfamıza bakabilirsiniz.
Mevcut operasyonu çıkarmakla başlıyoruz: sipariş nasıl geliyor, stok nerede tutuluyor, iade nasıl işliyor. Dijitalleştirilecek olan bu akış.
Yayına aldıktan sonra ölçüme bakıyoruz: sepeti terk oranı, ödeme adımında kayıp, arama sonucu bulunamayan sorgular. Bu üç veri, tasarım tartışmalarının çoğunu kendiliğinden bitiriyor.
Sektörün gidişatına dair değerlendirmemiz 2026 e-ticaret yazımızda.
İhtiyacınızı dinleyip size uygun kapsamı birlikte çıkaralım.